Blog

Edward Burne-Jones: The Wheel of Fortune.

ÇARKIFELEK “THE WHEEL OF FORTUNE” – BURNE-JONES

“Benim çarkıfeleğim gerçek hayattaki gibi; her birimizi sırayla eline geçirip, teker teker ezmekte.”

İngiliz ressam Burne-Jones’un bu hayal kırıklığı ve dobralıkla yansıttığı bu içgörüsü, “Çarkıfelek” isimli eserinin kısa bir özeti gibi.

Klasik mitoloji ve ortaçağ efsanelerinden yola çıkarak tasarladığı eserinde Burne-Jones seyirciyi tam anlamıyla “Feleğin Çarkı” ile yüzyüze bırakır.

Eserin solunda görülen Roma Tanrıçası Fortuna (Yunan mitolojisinde karşılığı Tyche) talihin ve kaderin, kısacası feleğin temsilcisidir. Bir Roma heykeli gibi görünen Fortuna, sade giysiler ve başında bir başlıkla mütevazi biçimde resmedilmiştir. Tanrıça, sanki gövdesine bağlıymış gibi görünen büyük bir ahşap çarkı yavaş yavaş çevirmektedir. Gözleri kapalı biçimde görevini yapan Fortuna’nın çarkını çevirirken çark üzerine bağlı olanların görmeyişi, dolayısıyla da ayrım göz etmemesi dikkat çekicidir.

Ahşap çarkın üzerine bağlanmış nü figürler farklı sosyal sınıflardan insanları betimler. En üstte görünen ayağındaki prangaları ile bir köledir. Köle, kendisinin hemen altında yine çarkı bağlı olan bir başka figürün üzerine basmaktadır. Elinde asası ve başındaki tacı ile bir kral olduğu görülen bu figür, kölenin altında kalmıştır. Kral, hemen altındaki bir üçüncü figürün omzuna basmaktadır. Yalnızca başı görünen figürün, başındaki defne çelenginden bir şair/ozan olduğu anlaşılır. Bu üç ayrı sosyal sınıfa ait insan aynı çarka bağlıdır ve Fortuna çarkını dödürdükçe çarkın altında kalarak ezileceklerdir. Aralarında herhangi bir sınıf farkı yoktur çark üzerindeyken, nitekim köle kralın üzerinde yer almaktadır – yine de aynı kaderi paylaşacaktır. Bu ölümlü bedenlerin çıplak vücutları da tanrıçanın giyinik görünümü ile ciddi bir zıtlık içerir.

Ortaçağ betimlemelerinde Fortuna (bazen gözleri bağlı biçimde) çarkında kraliyetten veya üst düzey kesimden insanları yukarılara çıkarıp, sonrasında alaşağı ederken betimlenir. Burne-Jones, bu temel içeriğe kendi bakış açısını ve simgesel içeriğini de ekleyerek felek karşısında bir sosyal eşitlik kavramı oluşturmuştur.

John Lydgate’in Truva Kuşatması “Siege of Troy” eserinden süsleme: Çarkıfelek Talih Kraliçesi tarafından çeciriliyor “Wheel of Fortune turned by the Queen of Fortune” (15. YY Ortası)

Eserin çoğunu kaplayan tanrıça, figürler ve çark, griden kahverengilere doğru değilen oldukça sade ve umutsuzluk çağrıştırıcı donuk renklerle betimlenmiştir.

Antik bir toga giydirilmiş Fortuna, ilk bakışta Michelangelo’nun hacimli nü figürlerini çağrıştırsa da incelikle resmedilmiş kıvrımlı kumaş giysisi ile Erken Rönesans ressamı Botticelli’nin tarzına daha yakın bir duruş sergiler. Ön-Raffaellocu ressamlara (Rossetti, Millais, Hunt) pek de yakın bir duruş içinde olmayan Burne-Jones, eserindeki Raffaello öncesi Erken İtalyan Rönesansı’na öykünmesi ile (Botticelli tarzı giysiler, Tanrıçanın contrapposto pozu, anatomik olarak doğru betimlenmiş idealize vücutlar) Ön-Raffaelloculuk’un ciddi bir temsilcisi olarak yorumlanmıştır.

Konum: Orsay Müzesi “Musée d’Orsay”, Paris
Tarih: 1883
Dönem: 19. Yüzyıl
Alt Grup: Ön-Raffaelloculuk “Pre-Raphaelites”

Leave a comment

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""><abbr title=""><acronym title=""><b><blockquote cite=""><cite><code><del datetime=""><em><i><q cite=""><strike><strong> 

error: Icerik kopyalanamaz!